Bu yazımızda Ünye Şehit İsmail Ustaoğlu ilk ve Ortaokulu ziyaretim üzerine yazacağım. Tabii sadece bir yazıdan ibaret olmayacak yazacaklarım. Bu zamana kadar bekleme sebebim nereden başlayacağıma karar veremememden kaynaklanıyor.
Bu okulun yapılacağını duymuşluğum vardı. O zaman Ünye merkezinde ben de öğretmenlik yapıyordu. O an için bildiğim tek şey Ünye ile Çaybaşı arasında bir okul olduğu idi.
Aradan uzun yıllar geçti. Ben okulun yerini öğrendim. Ünye sınırları içinde bulunan bütün okulları ziyaret etmiş biri olarak, bu okulu da ziyaret etmeye karar verdim.
Şehrin uzağındaki okullarda yabancı kişiler bulunmaz. Aynı mahallenin çocukları tahsil görürler. Beton denilen ucubenin, şehirleri işgali buralarda sadece binalara sirayet etmiştir. İnsanlar gün boyu toprağa basarlar. Yani ömür boyu tabiatla baş başa bir hayat sürerler.
Köyde yaşayanların çoğu bir şekilde birbirine akrabadır. Akraba olmayanlar bile aynı coğrafyanın insanlarıdır. Aynı şeyleri ekip dikerler. Erkekler askerlik sayesinde köyünden uzaklaşırken kızlar ise başka yerlere gelin gittiklerinde köyünden ayrı kalırlar.
Zaman içinde hayatımıza “Yüksek tahsil” denilen mefhum girince liseden sonra başka illeri tanıyanlar olur. Tabii çoğu okulu bitirdikten sonra gurbette kalmaya devam eder.
Bir köy çocuğu olduğum için bu okulu ziyaret etmeye karar verdim. Ayrıca kırk yıla yakın öğretmenlik yapmış biri olarak genç meslektaşlarımla da tanışmış olacaktım. İnsanı geriye bırakacağı hatıraları olmalı değil mi?
Ünye-Çaybaşı karayolu üzerinden okulun bulunduğu yere hareket ettiğimde yolda belirli aralıklarla bazı vatandaşlara okulun ismini sordum. Hepsi de doğru yolda olduğumu söylediler. Nihayetinde okula vasıl oldum.
Daha bahçeden içeri girer girmez nöbetçi öğretmenin kimi aradığımı sormasıyla başladı o okulda bulunan küçük hikâyem. Öyle ya böyle bir yerdeki okula ya veli ya da bir görevli gelir. Kaç kişi bir okulu sadece okulu ziyaret etmek için gider. Okulun uzaklığı ikamet ettiğim yere 18 km olduğunu da düşünürsek; 36 km yol kat edip bir okulu ziyaret etmek nasıl izah edilebilir?
Okula vardığımda ilk önce Müdür yardımcısı Yaser Malkoç Bey ile karşılaştım. Beni makamına davet etti. Kendisine okulu ziyaret sebebini açıkladım. Sonra başta eğitim olmak üzere bazı konularda sohbet ettik.
Bu arada yabancı biri olmam dolayısıyla çay ve bazı ikramlarda bulunduğu çalışanlar. Hele çalışanların odaya girerken ki halleri bir Anadolu insanın özetiydi. Son derece saygılı davranmak için ellerinden gelenden fazlasını yapıyorlardı. Ne yalan söylemeli oldum olası severim insanımızın bu halini. Dünyanın hiçbir ülkesinde Anadolu insanın zarafetini ve misafirperverliğini bulamazsınız. Zaten bizi de “biz” yapan bu vasıfları değil mi?
Daha sonra Müdür Yardımcısı Fikret Bekiroğlu Bey ile de tanıştık. Ardından Okul Müdürü Selami Işkın Beyefendi geldi odamıza. Bu arada görevlilerden aynı zamanda öğrencim olan Adem Sencar’a da temas edeceğim sonraki yazılarımda.
Aynı oda içinde fazla kalabalık yapmamak için Müdür Bey beni makamına davet etti. Emekli bir eğitimci ve eski bir idareci olarak kendisiyle sohbet ettik. Okul için yaptıkları ve yapmayı düşündükleri şeyler tamamen öğrenci merkezliydi. Çok idareci gibi o da okulunu en üst seviyeye çıkarmak için planlar yapıyordu.
Bu arada okul hizmetlilerinin çayların yanında ikram olarak o anki imkânları dâhilinde bulabildikleri çok şeyi getirmesi dikkatimden kaçmadı. Anadolu insanın gönül zenginliği ve vicdan zenginliği cüzdan zenginliğinin çok üstünde olduğunun deliliydi bunlar.
Daha çocukken bana bu ülkeyi ve bu ülkede yaşayan insanları sevmeyi kim aşıladı bilmiyorum ama ülkemi de insanını da seviyorum. Çünkü Anadolu insanı “Gönül” sahibidir. Gönül ise sadece bu ülkede bulunan bir kelimedir ve başka dillere tek kelime ile tercümesi yoktur.
Daha sonraki yazılarımda bazı konulara temas edeceğim. Misafirperverliklerinden dolayı Şehit İsmail Ustaoğlu İlkokulu ve Ortaokulu idarecilerine teşekkür ederim. Ayrıca evlerine helalinden ekmek götürmek için ter döken çalışanlara da teşekkür ederim. Daha hepsiyle tanışamadık ama bütün öğretmenlere saygılarımı sunar, başarılar dilerim.