... atalarımızın “Çam sakızı, çoban armağanı” diye ifade ettiği gibi bizim de elimizden gelen iki satır yazı yazmaktı. “Sürçü lisan ettikse af ola” diye bir söz var. Biz de “Sürçü kelam ettikse af ola...
Elbette bir seyahatin ardından birbirine benzer birçok hatıralar olacaktır. Biz de mükerrer olmasın eskilerin tabiri ile ‘ehemmi mühimme’ tercih ettik.
Niksar Belediyesi önünde öylece dururken yanıma yaklaşan bir beyefendiye “Bu okunan şey ne” diye sordum. Aldığım cevap ise “Ahilik duası” oldu.
Rahmetlik büyükanam bundan altmış sene önce ortalıkta radyo bile yokken “Urfa’nın dağları dumanlı dağlar” diye başlayan türküyü çok söylerdi.
Bazı saçlar tarandığı yerde kalmazdı. Onlar için limon suyu kullanılır, daha parlak duran bu saç modeline başkaları “Dana yalamış” diye alay ederdi.
Yaz ayları bitiminde insanlar kendileri için kışlık yiyecekler hazırlarken hayvanlar için de bazı hazırlıklar yaparlar.
Bazı kişilerin hayatından bir kesiti anlatmak, kişinin hayatının tamamını anlatmaktan daha kolaydır.
O gece Reşadiye’de kalacaktım. Bu süre içinde şehri dolaşmaya başladım. Hatta bir ara yanımda kadim dostum, meslektaşım ve şimdi mazide kalmış olan Terme Bilgi Gazetesinde beraber kalem oynattığım bir...
Ben belirli aralıklarla bir ilimizi bütün ilçeleriyle birlikte gezmeyi planlamış biri olarak konaklama için zorluk yaşadığımı bilirim.
Siz halkı cahil bellemeyin! Bazen öyle şeyler söylerler ki onca diploma sahipleri açıklamak için kitaplar yazarlar.
Günümüzde yemek programlarında birbirinden “Lezzetsiz” yiyecekleri görünce analarımızın mutfaktaki maharetlerini görmezden gelmek olmaz.
Gönül penceresinden gönül ışığı girer de gönül kapısında başka bir gönlün sesi duyulmaz mı?
Bu bağlantı sizi https://www.unyehaber.net dışındaki bir siteye yönlendiriyor.