Ünye’de Çamlık Mevkii’ni 1965 senesinin mayıs aylarının başında duydum.
Aynı yıl ilkokula başlamıştım ve okulların yaz tatiline girmesine günler vardı. Beş sınıfı bir arada okuyorduk. Aynı sınıf içinde bir okul vardı yani. Öğretmen bir ders birimize, başka bir ders diğer sınıflara konu anlatıyordu. Zor zamanlardı.
Mayıs aylarıydı. Öğretmen dört ve beşlere ders verdiği bir zamanda, beşinci sınıf öğrencilerini kastederek “Sene sonunda sizi Ünye’de Çamlık’a götüreceğim” dedi.
Aynı mekân içinde olduğumuzdan öğretmenimizin sözlerini duyduk. Yaz tatili girince ben ilkokul ikinci sınıfa geçecektim. Daha küçüktüm yani. Çocuk muhayyilem ile “Ünye nere, Çamlık nasıl bir yer, oraya nasıl gidilir, ayrıca niye Çamlık deniyor?” gibi sorulara cevap arıyordum.
Bulunduğum mahalle küçüktü ve yedi hane vardı. Elektrik denilen şeyin varlığından bile haberimiz yoktu. Karayolundan günde beş veya altı araba ancak geçiyordu.
Aradan uzun yıllar geçti. Ortaokul, lise, yüksekokul derken öğretmen olduk. Öğretmenlimin dokuzuncu yılında Ünye’ye atandım. Ve Çamlık neymiş öğrenmiş oldum.
Belki bir yazı için uzun bir giriş oldu.
Aradan geçen zaman içinde Ünye’de ve ülkede büyük değişikler oldu. Ordu, Büyükşehir statüsüne kavuştu. Yerel yöneticiler halk için bazı hizmetler yapmaya başladı. Zaman gelip geçiyordu.
Çamlık’ta Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından iletilen Çamlık Tesisleri halka hizmet vermeye başladı. Son zamanlarda bu tesise uğrar oldum. Çünkü ikamet ettiğim yer oraya çok yakındı.
Mevsim kıştı ve kişiler daha çok kapalı alanda bulunuyordu. Ben de tesisin iç kısmında bir yer aradım. İçeri girer girmez şöyle etrafıma bakındım. İki tane tek kişilik masa vardı ve birinde 16 yazıyordu. Bir anda karar verip 16 numaralı masaya oturdum. Yanımda bulunan kitabımı, defterimi, renkli fosforlu kalemlerimi, muhtelif renkli tükenmez kalemlerimi defter haricinde bulunan küçük not kâğıtlarımı küçümen masa üzerine yaydım.
Çok geçmeden bir görevli gelerek ne istediğimi sordu. Okuyup not almak için gelen kişinin çaydan başka bir şey talep etmemesi normaldi.
Çamlık tesislerine sık uğramaya başladım. Her gittiğimde 16 numaralı masaya oturdum. Her ne kadar kendi başıma okuyup not alsam da etrafımdakiler vaziyeti kavramıştı. Ayrıca tesis görevlilerinden birinin de öğrencim olması kendimi fazla yabancı hissetmememi sağlıyordu.
Önümüz ramazan. Bayramdan sonra havalar biraz daha ısınır. İçerisi kalabalık olur mu bilmem ama ne zaman Ünye Çamlık Tesisleri aklıma gelse hep o 16 numaralı masayı hatırlayacağım.