Yaklaşık beş yıldır yaptığım seyahatlerde hafızamdan çıkmayan kişiler ve hatıralar oldu. Kişiler ve hatıralar diyorum, çok kişi seyahatleri yeni yerler görmek için yaptığını söylese de daha çok tatil amaçlı bir yer değişikliğinden öte geçmez.

İnsanlar kış mevsimi de dâhil olmak üzere on bir ay aynı belde veya mekânda çalışınca bulunduğu yerden biraz uzaklaşmak ister. Bu da gayet tabii hakları. Ancak ben, ikamet ettiğim yerden başka bir yere gittiğimde vardığım yerleri; sosyal, kültürel, ekonomik, eğitim ve ananevi yönden inceler, edindiğim bilgileri not alır, zaman içinde onları meziyetim nispetinde yazarım.

Daha sonra ülkenin nerelerine gitmişsem orada tanıdığım kişiler ile zaman içinde irtibat kurar, dostluğun kalıcı olması için azami gayreti gösteririm. Yine seyahat ettiğim vatan beldeleri benim hep takibimde olan yerlerden olur.

Seyahat ettiğim yerlerden biri de Tokat’ın Turhal ilçesiydi. İlçeye ilk vardığımda kendimce şehri dolaştım biraz. Turhal ile “sessiz” sohbet ettim. Birbirimizle susarak konuştuk. Tarihleri farklı yapılar ve sokaklar farklı şeyler söylediler. Yaşları farklı insanlar da…

Kendimi bir ara Atatürk Ortaokulunda buldum. Bir eğitimci olarak okullar sanki kendi mekânımmış gibi gelir bana. Hani “Bülbülün yüz türküsü varmış, hepsi de gül üzerineymiş” diye. Ne zaman bir ilçeye uğrasam mutlaka bir okulu ziyaret ederim.

Atatürk Ortaokuluna uğradım zaman beni Okul Müdürü Keziban Özcan Hanımefendi karşıladı. Tanışma faslından sonra biraz sohbet ettik. Son derece donanımlı biriydi. Hani eskilerin “müktesebat” diye tanımladıkları yeni nesle göre “altyapı” olarak bilinen kısaca benim “Mesleki ve hayat tecrübesi” olarak adlandırdığım vasıflar kendilerinde fevkalade vardı.

Sadece akademik tarafı değil; insani, mesleki özellikleri, görgüsü, zarafeti hâsılı bir kişide olması lazım olan üstün vasıfların cem olduğu biriydi Keziban Özcan Hanımefendi.

Aradan bir sene geçti. Uğradığım diğer ilçelerde de olduğu gibi Turhal’da takip ettiğim yerlerdendi. Bu ilçelerden aldığım güzel haberlere beni de sevindiriyordu. Nihayetinde ülkemin toprağı, üzerinde yaşayanlar da ülkemin insanlarıydı. Mademki güzel şeyler oluyordu biz hem iyi hem de kötü günde aynı şeyleri hissetmeliydik.

Son yapılan Liselere Geçiş Sınavı (LGS) sonuçlarına göre Çağla Akkaya adlı kızımız önemli bir başarıya imza atmıştı. LGS kapsamında 0,86’lık yüzdelik dilime giren kızımız, hem ailesine, hem okuluna hem de ilçesine büyük mutluluk yaşatmıştır. Öncelikle kızımızı tebrik ederim.

Hiçbir başarı tesadüf değildir. Başka bir ifadeyle hayatta aynı tür tesadüflere rastlanmaz. Burada öncelikle İlçe Yönetiminin düzgün ve örgütlü planlaması bu başarıya önemli katkı sağlamıştır. İlçe yönetimi adına İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın Muzaffer Eyimaya’ya teşekkür ederiz.

Okul Müdürü Keziban Özcan olmak üzere öğrencilerini iyi yerlerde görmek için varı yoğunu ortaya koyan öğretmenleri de tebrik ederim. Ben kısa süre de olsa tanıdığım Keziban Özcan Hanımefendinin çok doğru bir planlamayı kusursuza yakın uyguladığından eminim. Tabii öğretmenlerin de aylardır çabalarından bahsetmek lazım. Belli ki hedefleri olan eğitimciler birlik beraberlik içinde hedefe ulaşmışlar. Kendileriyle ne kadar övünseler hakları.

Atalarımız “Kem alet ile kemâlât olmaz” demişler. Yani iyi olmayan aletlerle kaliteli eser çıkmaz. Demem o ki Çağla Akkaya kızımız hedefleri olan, gayretli, disiplinli, öğretmenline güvenen, kendinden emin ve neyi istediğini bilen biri. Bu başarısından dolayı kendisini tebrik eder, daha büyük başarılara imza atmasını temenni ederim.

Son olarak; başta İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın Muzaffer Eyimaya, Okul Müdürü Sayın Keziban Özcan Hanımefendi, Atatürk Ortaokulunun mümtaz öğretmenleri ve sevgili kızımız Çağla Akkaya’yı tebrik ederim. Tabii asıl başarının böyle bir evlat yetiştiren ailesini de tebrik etmeden geçemeyiz. Neticenin ilçemize ve ülkemize hayırlı olması dilerim.