Ülkede son zamanlarda bazı işyerlerine verilen isimler düşündürücü. Öyle isimler verilmiş ki dünyanın hiçbir dilinde öyle bir kelime yok. Türkçe kelime kullanmak yasak sanki. Türkçesi bir tarafa bazen dünyanın hiçbir ülkesine olmayan kelimeler veriliyor. Şimdi buraya tabiri caizse “abuk subuk” bir kelime yazıp örnek vermeye kalksam tesadüf eder de başıma iş açarım diye yazmıyorum.

Yazımızın başlığından da anlaşılacağı üzere “Rahvan Kahve” Ünye At Çiftliği olarak bilinen tesiste bir yerin ismi. Günümüzde “cafe” veya “kafe” olarak bilinen bir yere konulmuş isim.

Öncelikle “Rahvan” kelimesi bir at çiftliğinde bulunan tesis için verilecek en güzel isimlerden biri. Özellikle at yarışlarından duyduğumuz koşma ve yürüme şekilleri; tırıs, adeta, kenter, rahvan ve dörtnal gibi isimlerle bilinir. Bunlardan; tırıs, rahvan ve dörtnal en fazla bilinenleridir. Bu açıdan böyle bir tesiste verilecek en uygun isimlerden biri rahvan.

Ayrıca “rahvan” kelimesinin ardından gelen isim “cafe ve kafe” değil de “kahve” olması daha da isabetli olmuş.

Herkes gibi ben de Ünye At Çiftliği olarak bilinen yere uğrarım. Ancak son zamanlarda uğramam için sebepler arttı. Daha önce Tilla Çay Bahçesi olarak bilinen yerde görevli Sevgi Gürel’in buraya geldiğini duyunca onu ziyarete gittim. Haliyle orada bulunanlardan bazıları ile tanışmış oldum. İlk tanıştığım kişi Songül Ayhan olmuştu. Sevgi Gürel’i daha önce tanıyordum. Yanında bulunan Songül Ayhan ile çok uyumlu bir ikili olmuşlar. Her ikisi de tanıdığım güzide şahsiyetlerden. Ne kadar iyi niyetli oldukları duruşlarından belli oluyor zaten.

Tanıdığım bir iken ikiye çıkmıştı. Bu sefer ziyaret için fazla sebeplerim oluyordu. Son gittiğim de tanıdıklar listesine birçok kişi daha katıldı. Bunlardan biri Gözde Haznedar. Sevgi Hanım benim yazıp çizdiğimi söyleyince konu okuma ve yazmadan açıldı. O arada elimde bulunan bir kitaba dikkat çeken Gözde Hazneder altını çizdiğim yerlerden birini cep telefonu ile çekti. Gerçekten altı çizilecek bir yerdi. Ancak çok kısa sürede o kadar çizili yer arasından en özellerinden birini seçmesi benim de dikkatimi çekti. Dikkatinden dolayı tebrik ederim.

Bu arada Songül Hanım’ın daha çayım biter bitmez söz konusu olunca Gözde Hanım’da elinde bir bardak çay ile yanıma geldi.

Sevgi Gürel, tesiste görevli diğer arkadaşlarını da tanıştırmaya başladı. Bunlardan biri de Sevda Dağdeviren’di. Sevda Hanım ile kısa bir sohbetin ardından ortak tanıdıklarımız çıktı. Artık Rahvan Kahve dostları artmaya başlamıştı bile.

Eskiler “Bülbülün yüz türküsü varmış, doksanı gül üzerineymiş” demesi gibi sohbet; okuma, yazma, araştırma ve gözlem gibi konulara geldi. Orada buluna herkes bu hususta bir şeyler söyledi. Bir tesiste okuma üzerine yapılan sohbetler bir eğitimci olarak beni memnu etti. Bir ara yanımıza gelen alperen Bulat ise okurken bir ağırlık çöktüğünü söyleyince bir tebessüm kapladı bizi. En azından okumaya çalışmış olduğu anlaşılıyordu. Zaten yaptıkları iş beden ile olunca insan ister istemez uykuyu düşünür. Bundan tabii bir şey olamaz.

Bu arada bulunduğumuz yerden biraz uzakta olan Sema Doğan bizi dinliyordu. Çay ve sohbet konusu devam ederken “Hocam ben de size kahve ikram edeyim” dedi. Bu hakkımı daha sonra kullanmak üzere erteledim. Çünkü yakınlarda bir işyerinde çalışan kızımın yanına gidecektim ve vakit bir hayli daralmıştı.

At çiftliği şehrin biraz uzağındaydı. Dolayısı ile sadece meraklı olan kişiler oraya geliyorlardı. Gelenler arasından il dışında çalışanlar da olabiliyor. Ünye içinde gelenler de. Tenha sayılabilecek bir yer. Her tarafı tepelerle çevrili, içinden ırmak akan ve bahar aylarından başlayan canlılık sonbahar ortalarına kadar süren bir yer. Yani tabiatla iç içe. Böyle bir yerde hayatı canlandıran en önemli unsurlardan biri de insan. Orada çalışanları kendi hallerine bırakmamak için belirli zamanlarda ziyaret etmek lazım.

Fazla uzatmadan, Ünye At Çiftliği tesislerinde görevli tanıdıklarım olan Sevgi Gürel, Songül Altay, Gözde Haznedar, Sevda Dağdeviren ve Sema Doğan’a ilgilerinden dolayı teşekkür ederi. İşlerinde kolaylıklar dilerim.

Şu unutulmamalıdır ki insan yaratılmış en güzel canlıdır. Bütün güzellikler, güzel insanların olsun.