Haziran 2016


Selim Cebiroğlu Yalova Valisiydi.
Teftiş amacıyla gittiği bir okulda, kıyafetini beğenmediği öğretmen Halil Serkan Öz’ü öğrencilerinin önünde sert bir dille eleştirdi. Yaşanan bu olayın ardından öğretmenin akşam saatlerinde hayatına son vermesi kamuoyunda büyük bir infial yarattı. Cebiroğlu, görevinden alınarak merkeze çekildi.
Süleyman Tapsız Kilis Valisiydi.
Suriye’deki iç savaşın en yoğun olduğu ve sınır ötesinden Kilis’e roketlerin düştüğü dönemde, bu duruma tepki gösteren ve tedbir alınmasını isteyen vatandaşlara "Ben Süpermen değilim, bombaları havada yakalayamam, yer çekimi kanunu diye bir şey var” şeklinde açıklama yaptı. Bu ifadelerin ardından, Kilis Valiliği görevinden alındı.
Şubat 2022
Ömer Seymenoğlu Isparta Valisiydi.
Isparta’da etkili olan yoğun kar yağışı sonrasında kentin günlerce elektriksiz kalması, ulaşım ve temel hizmetlerin aksaması kriz yönetiminde ciddi tepkilere yol açtı. Süreçteki idari yetersizlik iddialarının ardından görevinden alınarak merkeze çekildi.
Nisan 2022
Funda Kocabıyık Uşak Valisiydi.
Eşi Hüseyin Kocabıyık ise Ak Parti’de siyaset yapan etkili bir milletvekiliydi. Milletvekili Kocabıyık Ak Parti ile ters düştü ve eleştirel açıklamalar yapmaya başladı. Vali Kocabıyık, Pandemi denetimleri sırasında vatandaşlara yönelik sergilediği azarlamaya varan sert tavrı gerekçe gösterilerek görevinden alındı.
Ağustos 2023
Tuncay Sonel Ordu Valisiydi.
Ordu kamuoyunda çok dillendirilmese de, yasak ilişkisini bilenler vardı. Ordu’da vali ile ilgili bilinenleri devletin bilmemesi elbette düşünülemezdi. Valiler kararnamesi ile merkeze çekildi. Daha sonra Tunceli valiliği döneminde oğlunun ilişki yaşadığı iddia edilen bir üniversite öğrencisi kızı öldürdüğü gerekçesiyle görevden uzaklaştırıldığı anlaşıldı. Şimdi oğlu ve eşi ile birlikte hapiste yatıyor.
Eylül 2024
Zülküf Dağlı Çorum Valisiydi.
Çorum’da bir okul müdürünün Irak uyruklu şahıslar tarafından darbedilmesi olayının ardından katıldığı toplantıda, "Onlar zaten yurt dışına çıktı, bir daha girmeleri de mümkün değil" ifadelerini kullandı. Güvenlik zafiyeti tartışmalarına yol açan bu açıklamanın ardından merkeze çekildi.
Mayıs 2025
Bülent Tekbıyıkoğlu Tunceli Valisiydi.
Tunceli’deki kayyum süreci, yerel dinamiklerle yaşanan idari uyuşmazlıklar ve merkez teşkilatı ile ortaya çıkan görüş ayrılıkları sonrasında İçişleri Bakanlığı emrine alınarak görevinden uzaklaştırıldı.
Ardahan Valisi Çiçekli Ne Yapsaydı?
Son olarak görev yaptığı ilden merkeze alınan valiler kervanına Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli katıldı.
Görevi başındayken bisiklet sürerken tercih ettiği spor kıyafeti (tayt) ve arkasındaki yoğun koruma ekibiyle halkın arasında yer alması, sosyal medyada ve TBMM Genel Kurulu'nda eleştirilere konu oldu. Kamuoyundaki tartışmaların ardından merkeze çekildi.
Kıyafet Tarzı ve Kesimi
Profesyonel tayt, kamusal alanda ve özellikle geleneksel dokunuşların hakim olduğu Anadolu kentlerinde "aşırı teşhirci" ve makamın ciddiyetinden uzaktı. Rahat kesim bir şort ve tişört ise hem spor yapma özgürlüğünü korur hem de toplumsal mahremiyet ve estetik beklentilerine tam uyum sağlardı.
Renk Seçimi ve Kontrast
Kırmızı ve siyah gibi yüksek kontrastlı, baskın renkler insan psikolojisinde "bağıran", odak arayan ve irrite edebilen bir etkiye sahiptir. Lacivert, füme veya haki gibi nötr ve mat renkler ise ağırbaşlılığı, mütevazılığı ve sadeliği temsil eder; valilik makamının doğal ağırlığıyla çelişmezdi.
Kask Modeli ve Ekipman İmajı
Profesyonel yarış kaskları toplumsal hafızada "elit", "aristokrat" ve halkın gündelik yaşamından kopuk bir spor görseli oluşturuyor. Şehir tipi (urban) sade kasklar ise halkın sıradan bir ferdinin hafta sonu gezintisinde takabileceği türden bir yakınlık hissettirir; "halktan kopukluk" eleştirisinin önüne geçerdi.
Sonuç olarak, bir mülki amirin spordan ve sağlıklı yaşamdan kopmaması ne kadar takdir toplarsa, spor yaparken seçtiği üslup ve görsel dil de halkla kurduğu bağın niteliğini o kadar belirler.
Gözü yormayan nötr renkler, vücut hatlarını sergilemeyen sade ve rahat kesimli kıyafetler ile elitist görünmeyen günlük kullanım kaskları tercih edilmiş olsaydı; verilen mesaj "gösterişli bir sporcu imajı" yerine "halkın içinde, mütevazı ve sağlıklı yaşayan bir kamu yöneticisi" şeklinde algılanacak, tartışmaların ve eleştirilerin zemini tamamen ortadan kalkmış olacaktı.
Ancak bu son tablo bize gösterdi ki; teşhircilik ve beden üzerinden kurulan iddialı görsellik, yalnızca kadınlar üzerinden değerlendirilebilecek basit bir mesele değildir. Kadın bedeninde olduğu kadar erkek bedeninde de vücut hatlarını fütursuzca sergilemek, aynı iticiliği ve estetik yoksunluğunu doğurmaktadır.
Hele ki bu durum, toplumun önünde duran, kamu otoritesini temsil eden ve halka her yönüyle rol model olması beklenen bir yönetici pozisyonunda gerçekleşiyorsa, sorumluluk katbekat artar.
Makamın forsuna ve halkın değerlerine hürmet gösteren bir amirin, kendi beden teşhiriyle değil, temsil ettiği edep, zarafet ve mütevazılıkla hafızalarda yer etmesi gerekir. Ölçü kaybolduğunda, niyet ne olursa olsun, ortaya çıkan manzara sadece iticilik ve tezatlık üretir.