Yazının başlığını kitabın ismini koymak âdetim olmasına rağmen bu sefer bir istisna olarak başka bir isimle iktifa ettim. Adı geçen kitabın ismi “Terme’nin Anonim Halk Edebiyatından Seçmeler” başlığını taşıyor. Kitap için uygun bir başlık olsa da yazı için biraz tuhaf duracağından yazımın başlığını “Terme Üzerine Bir Eser” olarak verdim.
Kitap, değerli dostum, eğitimci-yazar Selim Eroğlu’na ait. Lisans tamamlama tezi olarak hazırlanmış olan bu eserin kitap haline getirilmesi isabetli bir karar olmuş. Emeği geçenlere teşekkür ederim.
Kitap iki ana bölümden teşekkül ediyor. Birinci bölüm “Halk Şiiri, Türküler, Maniler, Ninniler, Güzellemeler” başlığı altında toplanmış.
İkinci bölüm ise; “Halk Nesri, Atasözleri, Deyimler, Efsaneler, Pazar Camii, Garpu-Karpu Kale, Mıh Tutmaz Geçidi, Amazon efsaneleri, Cinibağdat Tekkesi, Kızılot Türbesi, Masallar” başlığı altında toplanmış. Eser 128 sayfadan ibaret olup, Piri Ayçiçek arşivinden alınan eski Terme fotoğrafları ile daha da zenginleştirilmiş.
Kitabın “ön söz” bölümünde yazar “İnsanlar, değerleriyle var olurlar, ayakta kalırlar. Kendi değerlerine sahip çıkmayanlar ezilmeye, yok olmaya mahkûm olurlar. Ayakta kalabilmemiz, ilerleyebilmemiz için bizi biz yapan değerlere sahip çıkmamız icap eder. Yerel olmadan evrensel olmaz” diyor.
Türküler bahsinde ise “Ferdin ve cemiyetin, duygularını ifade eden türküler, bir taraftan şahsi, tutkuların, bir taraftan da cemiyetin temayüllerini sergilerler.” ifadeleri yer alıyor.
Bu arada “deli” lâkaplı kaymakamın azınlıkların temsilcilerini o zamanki ismiyle Kocaman köyünde toplamasının faydası olmaması ve bir takım nahoş vakaların olması tarihe kara bir leke olarak geçmesine sebep olmuştur. Bir takım elim durumları halk manilerinde yer vermiş; “Rus gözün kör olsun/ Ağlattın gelinleri”, “Bir tek yavrum var idi/ Oldu düşman kurbanı” ve “Kaymakamın karısı/ hüngür hüngür ağlıyor” mısraları ile dile getirmiş.
Atasözleri bahsinde bazı sözlerin yakın yerlerde de kullanılması kültür birliği veya yakınlığı olarak kabul edebiliriz. İşte bunlara misal bazı sözler: “ Adı çıkacağına canı çıksın”, “Alışmış kudurmuştan beterdir”, “askerliğini yapmayana adam denmez”, “Bir elin verdiğini öbür elin duymasın”, “Bir kişiye kırk gün deli dersen delirirmiş”, “Çalma kimsenin kapısını, çalarlar senin de kapını”, Deli olmayınca akıllı geçinemez”, “Duvarı nem, yiğidi gam yıkar”, “Evlek evlek sattık böyle böyle battık”, “Hamama giden terler”, “Rüzgar esmeyince dal ırgalanmaz”, “Şalgamın sıkından seyreği iyidir”, “Ulumasını bilmeyen köpek, sürüye kurt düşürür”, “Yılan bile toprağı tarta tarta yermiş”, “Zorla köpek ava gitmez” ve “Züğürt alamadığını bağışlar.”
Değimler bahsine “ Değim kelimesi, Türkçe “demek” fiilinden türetilmiş bir kelimedir. Eskiler buna aynı zamanda istilah veya tabir derlerdi. Deyim kısaca bir veya birkaç kelimenin bir araya gelerek lügat manasının dışında yeni manalar yüklenmesidir.” Bu ifadeler ile konuya giren yazar derlediği değimleri alfabetik olarak eserine almıştır.
Yukarıda da zikrettiğim üzere eski Terme fotoğrafları kitaba ayrı bir derinlik katmış. Bu hususta Piri Ayçiçek’e teşekkür ederim.
Terme açısından faydalı bir eser olan bu çalışma için naçizane fikrim şudur: Burada yer alan bilgileri esas alarak daha teferruatlı bir eserin alt yapısı olabilir. Yani makul bir süre sonra teferruatlı bir eser hem yazara hem de Terme’ye yakışır diye düşünüyorum.
Tarihe kayıt düşmek lazım…