SIRADA BEKLEYEN BARDAK

Bazen bizi şaşkınlığa sevk eden şeylerle karşılaşabiliriz. Çünkü insan hayatta ne zaman ne ile karşılaşacağını bilmez. Bunlardan güzel olanları her hatırlanışında yüzünüzde ya bir tebessüm belirir ya da geçmişe dair güzel anlara ait birçok şey daha gelir yâdınıza.

Ünye At Çiftliği’ne yolumun düştüğü anlardan biriydi. Daha önce Sevgi Gürel Hanım’ı ziyaret için gitmiş, orada Songül Ayhan Hanım ile de tanışmıştım. Belli ki oraya her uğradığımda tanıdıklar listesine başkaları da katılacaktı.

Sevgi Hanım vasıtası ile Songül Hanım ile de tanıştıktan sonra sohbet ikisiyle birlikte olmaya başladı. Zaten yan yana idiler. Tabii insanlar zaman içinde birbirini daha yakından tanır. Bazı özelliklerini öğrenir. Başka birini tanımış olmak mühim bir durumdur. Çünkü muhatabını üzecek şeyler yapma ihtimalin daha azdır.

Çiftliğe ikinci gittiğimde, müşteriler için hazırlanmış olan kapalı oturma salonuna girdim. Ara sıra muhabbet ediyorduk. Genellikle okur-yazar taifesi için çay mühimdir. Çünkü okurken de içilir, yazarken de.

Bir masada oturup önüme gelen çayı içiyordum. Çayım bitmek üzereydi. Birden karşımda Songül Hanım elinde bir bardak çay ile göründü. Sonra oturduğum masaya doğru yaklaştı. Büyük bir dikkat ve titizlikle bardağı masanın üzerine koydu. Önümde bir boş bardak, bir de dolu bardak vardı.

Çayımın bittiğini gören Songül Hanım hiç ara vermeden devam ettin diye getirmişti çayı. Hem şaşırdım hem de memnun oldum. İki ayrı zamanda gelen çay daha sıcak olur. Ayrıca çay istemek için münasip vakti kollayıp öyle söylemek lazım.

Bu durum karısında Songül Hanım’a “Buna yazar şansı derler. Ne zaman ne yazacağız diye düşünürken, böyle güzel tesadüfler bizler için bir konu oluyor” dedim. O zaman konuyla ilgili yazı yazmaya karar verdim hatta bu konuda yazacağımı da söyledim.

Hatıra tutmak bazen sıkıcı olabiliyor. Çünkü her gün yazacak bir şey bulamıyor insan. Ancak böyle güzel sürprizler hem insan hayatına renk katıyor, hem de hatırlandıkça bir tebessüm kaplıyor insanı.

Songül Hanım zaten mütebessim bir çehreye sahip. Bir anne ve emeği ile kazanç sağlıyor. Ayrıca bu dikkati de takdire şayan. Karşısındaki kişiyi tanıma kolay bir şey değil. Tam kırk seneye yakın öğretmenlik yaptım, insan tanımanın ne kadar zor olduğunu bilirim.

Songül Hanım’ın getirdiği ikinci çay, yani diğeri bitmek üzereyken getirdiği çayın lezzeti diğerinden farklıydı sanki. O gün bugündür hala masamın üzerinde duran, biri boş diğeri dolu bardağı hatırlayınca ister istemez bir tebessüm kaplıyor yüzümü.

Bir müessesede çalışma kolay değil. İş kendinin değilse zorlukları daha fazla. Bütün bunlara rağmen yanındaki arkadaşıyla birlikte çok güzel bir uyum sağlamışlar. Zaten yanındaki arkadaşı yani Sevgi Hanım son derce naif bir hanımefendi. Mükemmel bir ikili olmuşlar.

Ben daha ziyaretlerine gitmeden bu yazı benden önce varacak oraya. Bu sefer hazırlıklı gelip biraz okuyup, biraz not alacak vakit kalsın bana. Nasılsa çayım soğumadan masanın üzerinde oluyor.

Songül ve Sevgi Hanıma işlerinde kolaylıklar diliyorum. Hayatlarının geri kalan kısmını sağlık ve huzur içinde geçirmesini niyaz ediyorum. Misafirperverliğiniz için de teşekkür ediyorum.