MARKET

MARKET

Günümüzde neredeyse sokak başı rastladığımız ticari mekânlar.

Önceleri daha çok “bakkaliye” türü şeyler bulundururken günümüzde büyüklüklerine göre her şeyi bulundurabiliyorlar. Hatta tek tür ürün satılan yerlere bile verildi bu isim. “Kitap market, et market vs..” gibi.

Kelimenin menşei Latince. Oradan İngilizceye geçmiş. Kendisi bütün dünyayı dolaşıp bizim ülkemize de uğramış. Hem de ne uğramış. Hani bir gelmiş pir gelmiş misali.

Yaşı ellinin üzerindekiler bilir. Eskiden hem şehirler hem de köylerde bakkallar vardı. Hepsinin de ismi aynıydı. Bakkal…

Bakkal, diğer ticari iş yerlerinden farklıydı. Bir de “dükkân” adı verilen işletmeler vardı ki buralarda farklı şeyler satılırdı. Bakkallarda esas olan yiyecek maddeleri ile bir hanenin elzem olan ihtiyaçlarının karşılandığı yerdi.

Bakkallara “Bakkal dükkânı” da denildiği olurdu.

Bizde, yani ülkemizde bakkal isimleri de dikkat çekici olurdu. “Kanaat Bakkaliyesi, Sizin Bakkal, Falancanın yeri, Filanca ve Oğulları Bakkaliyesi” gibi.

Bu arada çok iş yerlerinde olduğu gibi bazı bakkallarda “Veresiyemiz Yoktur, Veresiye Teklif Etmeyiniz” gibi levhalar bulunurdu. Bulunurdu bulunmasına da yine de veresiye teklif edilirdi. Veresiye alınan mallar ise “Veresiye Defteri” denilen yere tarihi ile not alınırdı. Yani müşteri geri boş çevrilmezdi.

Özellikle köy kesiminde alacak-verecek işleri “samimiyet” ve “dürüstlük” üzerine yürürdü. Veresiye isteyen kişinin durumunu satıcı bilirdi. Nihayetinde komşusuydu. Bir şeyi veresiye istemek kolay mıydı?

Hatta şehirlerde bulunan iş yerlerinden veresiye alan kişiler vardı. İnsanlar her zaman görmediği bu insanlara vereyi verirlerdi. İşin en güzel tarafı bu hallerde suiistimallerin yok denecek kadar az olmasıydı. Çok şey güven üzerine tesis edilmişti.

Siz bir köyden kalkın, şehre varın ve bir iş yerinden veresiye mal isteyin! Sonra geri boş olarak yollanmayın!

Bu alışverişten önce sadece yapılan sohbette ortak tanıdıkların olması önemli bir vaziyetti. Her şey ortak olarak tanınan o kişi ve kişilerin cemiyette düzgün olarak bilinmesiydi. İyiler, gıyabında da iyilik yaparlardı. Yeter ki o iyi insanları tanımış olun yeterdi.

Daha sonra bakkallar marketlere döndü. Peki değişen ne oldu?

Tabii ki veresiye veremediler. Güven kayboldu. Artık “Kanaat Bakkaliyesi” yerini “Mr Market” olarak değiştirdi.

Kefiller insan değil kredi kartlarıydı.

Biz neler kaybetmişiz…