Bir şehri kaleme almak, orayı yarınlara taşımak demektir. Bu aynı zamanda geçmişe dair vesika hükmünde olup, bundan sonra yazılacak eserler için müspet bir örnek olacaktır. “Dört yazarın Kaleminden Terme” adlı eserin bu yazıdaki konusu Ahmet Sezgin.
Ahmet Sezgin, eğitimciliğinin yanında bir kültür insanı. “Başı zonk zonk zonklayanlar” sınıfındandır. Şair ve yazarlığının yanında mühim bir vasıftır bu. “Bir fikre sahip isen sancıların var demek/ İçinde taşıdığın incilerin var demek” ifadelerinin vücut bulmuş halidir.
Ahmet Sezgin’in kitapta bulunan ilk yazısı “Çocukluğumuzdaki Terme” başlığını taşıyor. Yazıyı yazarın “Kar Renkli Çocukluğum” adlı eserinde okumuştum. Yeri gelmişken bu eserin “Türkiye Yazarlar Birliği” tarafından yılın en başarılı “Anı” eseri olarak ödül almasıdır. Kendi çapımda hatıra kitapları da okumuş biri olarak bu ödülün “En hak edilen” ödüllerden biri olduğu kanaatini taşıyorum.
Tekrar kitabımıza dönecek olursak, Ahmet Sezgin; “Dört Yazarın Kaleminden Terme” adlı eserde yazarın ilk yazısı. Daha önce birkaç kere okuduğum halde her defasında ilgiyle okudum. Yazı, Terme’nin bir zamanına ışık tutuyor. Hatta ülkenin başka yerinde yaşayanlar bile bu yazıyı okusa bir “Gönül sızısı” ile baş başa kalabilir. Tabii sızının menşeini izah edemez…
İkinci yazının başlığı “Terme’nin Değerleri” başlıklı yazısı muayyen konulara yer vermiş. İlçenin; Tabii ve Ekonomik Değeri, Tarihi ve Manevi Değerleri, Başarılı Bürokratlar, Müftüler, Meşhur Sporcular, Sanatçı ve Yazarlar ve Kıymetli Akademisyenler alt başlıkları ile kaleme alınış. Kısaca Terme’nin yakın tarihinin bir edebi bir fotoğrafını çekmiş. Böyle bir yazıyı yazmak için eskilerin tabiri ile bir şeyin “Künhüne vakıf olmak gerekir” ki Ahmet Sezgin bir kültür insanı olarak yaşadığı coğrafyanın ehemmiyetini bilenlerden biri.
Ahmet Sezgin’in Kitapta bulunan yazıların başlıkları şöyle: “ Şehrin Ruhu ve Enkazda Kalan Anılar, Terme Kent Müzesi, Terme’nin Anonim Halk Edebiyatı’ndan seçmeler, Servet-i Fünûn Dergisi Şair-Yazarları Termeli Ziya Behlül Bey, Şair-Yazar ve Fikir Adamlarından Necip Fazıl’ın Terme Konferansı, ‘Hababam Sınıfı’ Yazarı Rıfat Ilgaz Terme’de, Büyük Şair Turgut Uyar, Terme’de, Ünlü Şair- Yazar Hilmi Yavuz, Terme’de, Gül Yürekli Edebiyat Öğretmenlerimiz” başlığını taşıyor. Tabii bu başlıklar çoğu hakkında ayrı ayrı yazı yazılabilir.
Bu ve benzeri eserlerin yarınlara ışık tutacağı kanaatini taşırım. Bunlar sıradan bir ifadeler değildir. Terme burada yazılan kadar mı? Değil elbet. Eli kalem tutam kıymetli yazarlarımız ve gönül insanlarımız kitap için yazı verirken mutlaka çok zorlanmıştır. Çünkü gönüllerin bir yanı geride kalan yazılarda olmuştur. Atalarımız “Ehemmi mühime tercih etmeli” sözüne göre tercihlerini yapmışlardır.
Yukarıda da kısa temas ettiğim gibi Ahmet Sezgin; bir eğitimci, bir şair, bir yazar olmanın dışında bir kültür ve gönül insanıdır. Kültürel mahrumiyetler, ekonomik mahrumiyetlere benzemez. Ekonomik zorluklar bedenin ihtiyaçları karşılar ki mühimdir, ancak temin edilmesi muhtemeldir. Hasarı bir kişi ve kişilere olur. Kültürel mahrumiyetin hasarı bütün ülkeye olur ki bu hasarı tamir etmek bazen asırlar alır. Dünyada hala hürriyet savaşları veren ülkelerin ve kavimlerin olması gibi.
Şayet ülkeler kendi kültür değerlerine sahip çıksa yarınlara daha güvenle uyanır. Bir kültür insanı olan Ahmet Sezgin’i Tebrik ediyorum. Günümüze tok bir karın yerine, yarınlara tok bir gönül bırakma mücadelesi için elinden geleni yapmıştır.
Bir kıymetiharbiyesi varsa kitap hakkında fikirlerimizi yazmaya devam edeceğiz.
Kitabın vücut bulmasında emeği geçen, katkısı olan herkese teşekkür ederim.